Atatürk Sözleri

Açık ve kat’i olarak söyleyeyim ki, sporda muvaffak olabilmek için her türlü yardımdan ziyade, bütün milletce sporun mahiyetinin ve değerinin anlaşılmış olması gerekmekte, onu kalpte muhabbet ve vatani bir vazife olarak telakki eylemek lazımdır.

AsıI önemIi oIan ve memIeketi temeIinden yıkan, haIkını esir eden, içerdeki cephenin suskunIuğudur.

Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, yüksek kültürde ve fazilette dünya birinciliğini tutmaktır.

Bağımsızlık, ölmesini toplumların hakkıdır.

Bağımsızlık, uğruna ölmesini bilen toplumların hakkıdır.

Bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz. Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlerin avıdır.

Başarı tüm ulusun azim ve inancıyla çabasını birleştirmesi sonucu kazanabilir.

Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem oImak üzere, Türk MiIIetine canımı vereceğim.

Ben sporcunun çevik ve namuslusunu severim.

Ben Türk gençliğinin spor yaparak güçlü olmasını isterim.

Ben yaşayabilmek için, kesin olarak bağımsız bir ulusun evladı kalmalıyım. Bu yüzden ulusal bağımsızlık bence bir hayat sorunudur.

Ben, manevi miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım, bilim ve akıldır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevî mirasçılarım olurlar.

Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.

Beni ne zaman görmek isterseniz aynaya bakın. Siz Türk çocukları benim bir parçamsınız ve bende sizin.

Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti yaşayacaktır.

BiIeIim ki miIIi benIiğini biImeyen miIIetIer başka miIIetIere yem oIurIar. Bütün ümidim gençIiktedir.

Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başla milletlere yem olurlar.

Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür.

Bir millet savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin-, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi ancak kültür ordusu ile mümkündür.

Bir millet savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin-, o zaferin sürekli sonuçlar vermesi ancak kültür ordusu ile mümkündür.

Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.

Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar.

Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar. Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.

Bir milletin kültür düzeyi üç safhada; devlet, düşünce ve ekonomideki çalışma ve başarılarının özüyle ölçülür.

Bir milletin kültür düzeyi üç safhada; devlet, düşünce ve ekonomideki çalışma ve başarılarının özüyle ölçülür.

Bir milletin medeniyetini ölçmek istiyor musunuz? Kadınlarına nasıl muamele edildiğine bakınız.

Bir millette, özellikle bir milletin iş başında bulunan yöneticilerinde özel istek ve çıkar duygusu, vatanın yüce görevlerinin gerektirdiği duygulardan üstün olursa, memleketin yıkılıp kaybolması kaçınılmaz bir sondur.

Bir toplum, bir millet erkek ve kadın denilen iki cins insandan meydana gelir. Mümkün müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer kısmı göklere yükselebilsin!

Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.

Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.

Bir ulusun asker ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, kazandığı zafer ne kadar yüce olursa olsun, bir ulus ilim ordusuna sahip değilse, savaş meydanlarında kazanılmış zaferlerin sonu olacaktır. Bu nedenle bir an önce büyük, mükemmel bir ilim ordusuna sahip olma zorunluluğu vardır.

Birtakım kuş beyinli kimselere kendinizi beğendirmek hevesine düşmeyiniz; bunun hiçbir kıymeti ve önemi yoktur.

Birtakım kuşbeyinli kimselere kendinizi beğendirmek hevesine düşmeyiniz; bunun hiçbir kıymeti ve önemi yoktur.

Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

Biz TürkIer, bütün tarihimiz boyunca hürriyet ve istikIaIe timsaI oImuş bir miIIetiz.

Biz Türkler, tarih boyunca hürriyet ve istiklal timsali olmuş bir milletiz.

Biz Türkler, tarih boyunca hürriyet ve istiklal timsali olmuş bir milletiz.

Bütün millet ve memleket evlatlarını sportmen yapabilmek için sarfedilen çalışmanın ehemmiyet ve kudsiyeti aynı derecede kıymetli ve mühimdir.

Bütün ümidim gençliktedir. Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli Vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hatta erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.

Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en kutlu vazifemizdir.

Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz Cumhuriyeti kurduk, o on yaşını doldururken demokrasinin bütün icaplarını sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır.

Cumhuriyet, fikir serbestliği taraftarıdır. Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre hürmet ederiz.

Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.

Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.

Dünyada hiç bir milletin kadını “Ben Anadolu Kadınından fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu Kadını kadar emek verdim,” diyemez!

Dünyada ve dünya milletleri arasında sükun, huzur ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendisi için ne yaparsa yapsın, huzurdan mahrumdur.

Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur.

Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin.

En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır.

Ey kahraman türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen Türk istiklal ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu sonsuza kadar yaşatacak olan sizlersiniz.

Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam edeceksiniz ve mutIaka başarıIı oIacaksınız.

Her boy ölçüşmede arkalarında Türk Milletinin bulunduğu ve Millet şerefini düşünmelerini Türk sporcularına meslek düsturu olarak kaydediyorum.

Herkes uIusaI görevini ve sorumIuIuğunu biImeIi, memIeket meseIeIeri üzerinde o düşünceyIe, düşünüp çaIışmayı görev edinmeIidir.

Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.

Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yaInız bir şeye ihtiyacımız vardır; çaIışkan oImak!

Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!

Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir.

İnsaf ve merhamet dilenmekle millet işleri görülemez; millet ve devletin şeref ve bağımsızlığı elde edilemez, insaf ve merhamet dilenmek gibi bir kural yoktur.

Kadının en büyük vazifesi analıktır! İlk terbiye verilen yerin ana kucağı olduğu düşünülürse, bu vazifenin ehemmiyeti layıkiyle anlaşılır.

Kadınlar içtimai hayatta erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olacaklardır.

Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.

Kadınlarımızın genel görev ve çalışmalarda paylarına düşen işlerden başka, en önemli, en hayırlı, en faziletli bir ödevleri de “iyi anne” olmalarıdır.

Kültür zeminle orantılıdır. O zemin milletin seciyesidir.

Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir.

Medeni oImayan insanIar, medeni oIanIarın ayakIarı aItında kaImaya mahkumdurIar.

Medeni olmayan milletler, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdur.

Medeni olmayan milletler, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdur.

Medeniyet öyle bir ışıktır ki, ona kayıtsız olanları yakar, mahveder.

Medeniyet öyle bir ışıktır ki, ona kayıtsız olanları yakar, mahveder.

Medeniyetin emir ve taIep ettiğini yapmak insan oImak için yeterIidir.

Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak insan olmak için yeterlidi

Medeniyetin esası, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatındadır. Bu hayattaki fenalık mutlaka toplumsal, ekonomik ve politik beceriksizliği doğurur.

MiIIetimiz her güçIük ve zorIuk karşısında, durmadan iIerIemekte ve yükseImektedir. Büyük Türk MiIIetinin bu yoIdaki hızını, her vasıtayIa arttırmaya çaIışmak, bizim hepimizin en kutIu vazifemizdir.

Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir.

Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir.

O zemin milletin seciyesidir. Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir.

OrduIarımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin orduIarınızın zaferi için yaInız zemin hazırIadı.

Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zemin hazırladı. Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam edeceksiniz ve mutlaka başarılı olacaksınız.

Öğretmen bir kandiIe benzer, kendini tüketerek başkaIarına ışık verir.

Öğretmen bir kandille benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.

Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet sözlerle açıklanamaz. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır.

Saygısızlığın, saldırının küçüğü, büyüğü yoktur.

Saygısızlığın, saldırının küçüğü, büyüğü yoktur. Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet sözlerle açıklanamaz. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır. Medeniyetin esası, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatındadır. Bu hayattaki fenalık mutlaka toplumsal, ekonomik ve politik beceriksizliği doğurur.

Spor, ahlaktır. Türk gençliği, sağlıklı yetişip spor yaparsa ulusumuzun geleceği güvence altındadır.

Spor, yalnız beden kabiliyetinin bir üstünlüğü sayılmaz. İdrak ve ahlak da bu işe yardım eder. Zeka ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler, zeka kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim.

Sporda başarılı olmak için bütün milletçe sporun niteliği ve değeri anlaşılmış olmak ve ona kalpten sevgiyle bağlanmak ve onu vatan görevi saymak gerekir.

Spordan yoksun olan bir gençlik nasıl ki vatan müdafaası sırasında etkili olamıyorsa, insan denen varlığın kafa yapısı da ne derece tekamül ederse etsin, bedeni inkişafı noksan ve yetersiz olursa, o kafayı ileriye götüremez, taşıyamaz.

Tam bağımsızlık denildiği zaman, doğal, siyasal, mali, adli, askeri, kültürel ve her alanda tam bağımsızlık anlaşılır.

Tarih, bir milletin kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkar etmez.

Tarlalarda erkeklerle birlikte çalışan, kasabalarda pazar yerine giden, yumurta ve tavuğunu satan, ondan sonra kendisine gerekenleri bizzat satın alan, çalışmalarının hepsinde kocalarına yardımcı olan kadınlar!.. Ben bu kadınlar arasında kocalarından daha iyi işten anlayanlara ve hesap yapanlara rastladım.

Taş kırılır, tunç erir ama Türklük ebedidir.

Tehdide dayanan ahlak, bir erdemlilik olmadığından başka, güvenilmeye de layık değildir.

Tehdide dayanan ahlak, bir erdemlilik olmadığından başka, güvenilmeye de layık değildir.

Türk çocuklarına sporun bugünkü tekniğini öğretmek ve bunlardan bir kısmını bazı törenlerde ve bayramlarda dekor olarak koymak gerekir.

Türk gençliği amaca, bizim yüksek ülkümüze, durmadan, yorulmadan yürüyecektir.

Türk gençliği, sağlıklı yetişip spor yaparsa ulusumuzun geleceği güvence altındadır.

Türk milleti ve Türkiye’nin çocukları, bunu bir an akıldan çıkarmamalıdır.

Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.

Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır. 29 Ekim 1923

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk millet denir.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye haIkına Türk miIIeti denir.

Türkiye’nin güvenini amaç edinen, hiçbir başka ulusun aleyhinde olmayan bir barış yolu, her zaman bizim ilkemiz olacaktır.

Ulusal egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, mahvolur.

Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır.

Vatana ihanetin nedeni olmaz. Er yada geç bedeli olur.

Ya istiklal, ya ölüm.

Ya istiklal, ya ölüm.

Vatana ihanetin nedeni olmaz. Er yada geç bedeli olur.

Ulusun bağımsızlığını, yeniden ulusun net kararı ve direnişi kurtaracaktır.

Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, mahvolur.

Türkiye’nin güvenini emel edinen, hiçbir başka ulusun aleyhinde olmayan bir sulh yolu, her vakit bizim ilkemiz olacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye haIkına Türk miIIeti denir.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk ulus denir.

Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır. 29 Ekim 1923

Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.

Türk milleti ve Türkiye’nin çocukları, bunu bir an akıldan çıkarmamalıdır.

Türk gençliği, sıhhatli yetişip spor yaparsa ulusumuzun geleceği teminat altındadır.

Türk gençliği emele, bizim yüksek ülkümüze, durmadan, yorulmadan yürüyecektir.

Türk çocuklarına sporun bugünkü tekniğini öğretmek ve bunlardan bir bölümünü kimi merasimlerde ve bayramlarda dekor olarak koymak gerekir.

Tehdide dayanan ahlak, bir erdemlilik olmadığından başka, güvenilmeye de layık değildir.

Tehdide dayanan ahlak, bir erdemlilik olmadığından başka, güvenilmeye de layık değildir.

Taş kırılır, tunç erir fakat Türklük ebedidir.

Tarlalarda erkeklerle beraber çalışan, kasabalarda pazar yerine giden, yumurta ve tavuğunu satan, ondan sonra kendisine gerekenleri bizzat satın alan, çalışmalarının hepsinde kocalarına yardımcı olan kadınlar!.. Ben bu kadınlar arasında kocalarından daha iyi işten anlayanlara ve hesap yapanlara rastladım.

Tarih, bir milletin kanını, hakkını, varlığını asla inkar etmez.

Tam bağımsızlık denildiği zaman, natürel, siyasal, mali, adli, askeri, kültürel ve her alanda tam bağımsızlık anlaşılır.

Spordan yoksun olan bir gençlik nasıl ki vatan müdafaası esnasında tesirli olamıyorsa, insan tecrübe et varlığın kafa yapısı da ne derece tekamül ederse etsin, bedeni inkişafı eksik ve yetersiz olursa, o kafayı ileriye götüremez, taşıyamaz.

Sporda başarılı olmak için bütün milletçe sporun niteliği ve değeri anlaşılmış olmak ve ona kalpten sevgiyle bağlanmak ve onu vatan görevi saymak gerekir.

Spor, yalnız beden yeteneğinin bir üstünlüğü sayılmaz. Algı ve ahlak da bu işe yardım eder. Zeka ve kavrayışı kısa olan kuvvetliler, zeka kavrayışı yerinde olan daha az kuvvetlilerle başa çıkamazlar. Ben sporcunun zeki, çevik ve bu arada ahlaklısını severim.

Spor, ahlaktır. Türk gençliği, sıhhatli yetişip spor yaparsa ulusumuzun geleceği teminat altındadır.

Saygısızlığın, saldırının küçüğü, büyüğü yoktur. Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet sözlerle izah edemez. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır. Medeniyetin asalı, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatındadır. Bu hayattaki fenalık kesinlikle toplumsal, ekonomik ve siyasi beceriksizliği doğurur.

Saygısızlığın, saldırının küçüğü, büyüğü yoktur.

Samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet sözlerle izah edemez. O, gözlerden ve tavırlardan anlaşılır.

Öğretmen bir kandille benzer, kendini tüketerek başkalarına ışık verir.

Öğretmen bir kandiIe benzer, kendini tüketerek başkaIarına ışık verir.

Silahlı güçlerimizin kazandığı zafer, sizin ve sizin silahlı güçlerinizin zaferi için yalnız taban hazırladı. Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam edeceksiniz ve mutlaka başarılı olacaksınız.

OrduIarımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin orduIarınızın zaferi için yaInız zemin hazırIadı.

O zemin milletin seciyesidir. Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden mana çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir.

Milletimiz her güçlük ve zorluk karşısında, durmadan ilerlemekte ve yükselmektedir.

Milletimiz kuvvetli bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir.

MiIIetimiz her güçIük ve zorIuk karşısında, durmadan iIerIemekte ve yükseImektedir. Büyük Türk MiIIetinin bu yoIdaki hızını, her vasıtayIa arttırmaya çaIışmak, bizim hepimizin en kutIu görevimizdir.

Medeniyetin asalı, ilerlemesi ve kuvvetin temeli, aile hayatındadır. Bu hayattaki fenalık kesinlikle toplumsal, ekonomik ve siyasi beceriksizliği doğurur.

Medeniyetin buyruk ve istediğini yapmak insan olmak için yeterlidi

Medeniyetin buyruk ve taIep ettiğini yapmak insan oImak için yeterIidir.

Uygarlık öyle bir ışıktır ki, ona kayıtsız olanları yakar, mahveder.

Bütün ümidim gençliktedir. Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye daha önceki devirlerdeki gibi kolay değildir. Bugünün anaları için ihtiyaç duyulan Nitelikleri taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için etkin bir uzuv haline koymak pek çok yüksek nitelikler taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hem de erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; şayet gerçekten milletin anası olmak istiyorlarsa.

Uygar olmayan milletler, uygar olanların ayakları altında kalmaya mahkumdur.

Medeni olmayan milletler, medeni olanların ayakları altında kalmaya mahkumdur.

Medeni oImayan insanIar, medeni oIanIarın ayakIarı aItında kaImaya mahkumdurIar.

Kültür, okumak, anlamak, görebilmek, görebildiğinden anlam çıkarmak, ders almak, düşünmek ve zekayı geliştirmektir.

Kültür zeminle orantılıdır. O zemin milletin seciyesidir.

Kadınlarımızın genel görev ve çalışmalarda hisselerine düşen işlerden başka, en ehemmiyetli, en hayırlı, en faziletli bir ödevleri de “iyi anne” olmalarıdır.

Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar.

Kadınlar içtimai hayatta erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olacaklardır.

Kadının en büyük görevi analıktır! İlk terbiye verilen yerin ana kucağı olduğu düşünülürse, bu görevin önemi layıkiyle anlaşılır.

Vicdan ve acıma dilenmekle ulus işleri görülemez; ulus ve devletin haysiyet ve bağımsızlığı ele geçirilemez, vicdan ve acıma dilenmek gibi bir kaide yoktur.

Hürriyet olmayan bir memlekette ölüm ve çöküş vardır. Her ilerleyişin ve kurtuluşun anası hürriyettir.

Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; gayretkeş olmak!

Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yaInız bir şeye ihtiyacımız vardır; çaIışkan oImak!

Herkes milli görevini ve sorumluluğunu bilmeli memleket sorunları üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.

Herkes uIusaI görevini ve sorumIuIuğunu biImeIi, memIeket meseIeIeri üzerinde o düşünceyIe, düşünüp çaIışmayı görev edinmeIidir.

Her boy ölçüşmede arkalarında Türk Milletinin bulunduğu ve Millet şerefini düşünmelerini Türk sporcularına meslek düsturu olarak kaydediyorum.

Gerçek zaferi siz kazanacak ve devam edeceksiniz ve mutIaka başarıIı oIacaksınız.

Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu sonsuza kadar yaşatacak olan sizlersiniz.

Ey Türk Gençliği! Birinci görevin Türk istiklal ve cumhuriyetini sonsuza kadar muhafaza ve savunmaktır.

Ey kahraman türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

En büyük savaş, cahilliğe karşı yapılan savaştır.

Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin.

Egemenlik, kayıtsız koşulsuz ulusundur.

Dünyada ve dünya milletleri arasında sükun, huzur ve iyi geçim olmazsa, bir millet kendisi için ne yaparsa yapsın, huzurdan yoksundur.

Dünyada hiç bir milletin kadını “Ben Anadolu Kadınından fazla çalıştım. Milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu Kadını kadar emek verdim,” diyemez!

Devrimin emelini kavramış olanlar daimi olarak onu savunma gücüne sahip olacaklardır.

Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Vaktin gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü muasır buluşlardan en yüksek derecede yararlanmak mecburidir.

Cumhuriyet, fikir serbestliği taraftarıdır. İçten ve yasal olmak koşuluyla her fikre saygı ederiz.

Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz Cumhuriyeti kurduk, o on yaşını doldururken demokrasinin bütün icaplarını sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır.

Büyük Türk Milletinin bu yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya çalışmak, bizim hepimizin en mübarek görevimizdir.

Bütün ümidim gençliktedir. Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli Nitelikleri taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek nitelikler taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hatta erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar; eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.

Bütün millet ve memleket evlatlarını sportmen yapabilmek için sarfedilen çalışmanın önem ve kudsiyeti aynı derecede değerli ve mühimdir.

Biz TürkIer, bütün tarihimiz süresince hürriyet ve istikIaIe timsaI oImuş bir miIIetiz.

Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

Birtakım kuşbeyinli kimselere kendinizi beğendirmek hevesine düşmeyiniz; bunun hiçbir değeri ve ehemmiyeti yoktur.

Birtakım kuş beyinli kimselere kendinizi beğendirmek hevesine düşmeyiniz; bunun hiçbir değeri ve ehemmiyeti yoktur.

Bir ulusun asker silahlı gücü ne kadar güçlü olursa olsun, kazandığı zafer ne kadar yüce olursa olsun, bir millet ilim silahlı gücüne sahip değilse, savaş alanlarında kazanılmış zaferlerin sonu olacaktır. Bu yüzden bir an önce büyük, mükemmel bir ilim silahlı gücüne sahip olma zorunluluğu vardır.

Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.

Bir toplum, cinslerden yalnız birinin asrımızın gerektirdiklerini ele geçirmesiyle kanaat ederse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.

Bir toplum, bir ulus erkek ve kadın denilen iki cins insandan alana gelir. Olası müdür ki, bir toplumun yarısı topraklara zincirlerle bağlı kaldıkça, diğer bölümü göklere yükselebilsin!

Bir millette, bilhassa bir milletin iş başında bulunan yöneticilerinde özel istek ve çıkar duygusu, vatanın yüce görevlerinin gerektirdiği duygulardan üstün olursa, memleketin yıkılıp kaybolması kaçınılmaz bir sondur.

Bir milletin medeniyetini ölçmek istiyor musunuz? Kadınlarına nasıl muamele edildiğine bakınız.

Bir milletin kültür düzeyi üç evrede; devlet, düşünce ve ekonomideki çalışma ve başarılarının özüyle ölçülür.

Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar. Bir ulus, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.

Bir milletin ahlak değeri, o milletin yükselmesini sağlar.

Bir ulus, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.

Bir ulus savaş alanlarında ne kadar zafer elde ederse etsin-, o zaferin daimi sonuçlar vermesi ancak kültür silahlı gücü ile olasıdır.

Bir ulus eğitim silahlı gücüne sahip olmadıkça, savaş alanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim silahlı gücüyle olasıdır.

Bilelim ki ulusal benliğini bilmeyen milletler başla milletlere yem olurlar.

BiIeIim ki miIIi benIiğini biImeyen miIIetIer başka miIIetIere yem oIurIar. Bütün ümidim gençIiktedir.

Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün toprak olacaktır. Ama Türkiye Cumhuriyeti yaşayacaktır.

Beni ne zaman görmek isterseniz aynaya bakın. Siz Türk çocukları benim bir parçamsınız ve bende sizin.

Beni görmek demek, mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kafidir.

Ben, içsel kalıt olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım, bilim ve akıldır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin kılavuzluğunu kabul ederlerse manevî mirasçılarım olurlar.

Ben yaşayabilmek için, kesin olarak bağımsız bir ulusun evladı kalmalıyım. Bu yüzden ulusal bağımsızlık bence bir hayat meselesidir.

Ben Türk gençliğinin spor yaparak güçlü olmasını isterim.

Ben sporcunun çevik ve namuslusunu severim.

Ben icap ettiği zaman en büyük armağanım oImak üzere, Türk MiIIetine canımı vereceğim.

Muvaffakiyet tüm ulusun azim ve inancıyla gayretini birleştirmesi neticesi kazanabilir.

Bağımsızlıktan yoksun bir millet, muasır insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz. Bilelim ki, ulusal benliğini bilmeyen milletler başka milletlerin avıdır.

Bağımsızlık, uğruna can vermesini bilen toplumların hakkıdır.

Bağımsızlık, can vermesini toplumların hakkıdır.

Asıl uğraşmaya mecbur olduğumuz şey, yüksek kültürde ve fazilette dünya birinciliğini tutmaktır.

AsıI önemIi oIan ve memIeketi temeIinden yıkan, haIkını tutsak eden, içerdeki cephenin suskunIuğudur.

Açık ve kat’i olarak söyleyeyim ki, sporda başarabilmek için her türlü yardımdan ziyade, bütün milletce sporun mahiyetinin ve değerinin anlaşılmış olması gerekmekte, onu kalpte muhabbet ve vatani bir görev olarak telakki eylemek gereklidir.