Cemal Süreya Sözleri

Aklıma bile gelmiyorsun artık.. O kadar kalbimdesin ki.

Ama kadınlar, tanrım. Öyle sevdim ki onları, gelecek sefer dünyaya kadın olarak gelirsem, eşcinsel olurum.

Annem gözyaşları için ekmek kırıntısı gibi değerlidir derdi. Üstüne basıp geçenlerin çarpılışını görmek için bekliyorum seni.

Artık hayallerim suya düşecek diye kaygılanmıyorum. Çünkü onlar düşe düşe yüzmeyi öğrenmişler…

Bazen diyorum ki; ne olacak söyle gitsin. Sonra diyorum; söyleyince ne olacak, sus bitsin.

Bazen öyle yorar ki aşk insanı, bıktırır hayattan ve kapayınca gözlerini bir daha açmak istemez insan.

Belki de. Evet, belki de sen, hiç hak etmemiştin beni. Oysa ben; her halinle kabullenmişim seni.

Belki o her şeye değecek kadar değerli senin için; ama sen de, onun için kendini hiç edecek kadar değersiz değilsin.

Bilirsin sigarayı da kalem tuttuğum gibi tutarım. Ondan tüter sevda sözleri.

Bir çiçek duruyordu, orda, bir yerde, bir yanlışı düzeltircesine açmış.

Bir daha beni sevdiğini söyleme! Neden biliyor musun? Çünkü yine inanırım.

Bir gün seni bırakırım ya tütünü bırakmak gibi bir şey olur bu evet, gün geliyor, bıkıyorum senden, ama İstanbul’dan bıkmak gibi bir şey olur bu…

Bir kadını ortadan ikiye böl, yarısı annedir, yarısı çocuk, yarısı sevgili yarısı aşk. Duyanlar bunu bilmez, görenler anlamaz bunu! Yarısı rivayettir, yarası gece.

Bir kez daha diyeyim: özenle katlanmış bir mendil gibisin sil beni nolur kırk yıllık kirim pasım gitsin.

Bir kırıldık, daha da kırılırız. Kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza…

Bir kişiyi yargılamadan önce dualarına bakın.

Bir şeyiniz olayım sizin, hani nasıl isterseniz, oğlunuz, kiracınız, sevgiliniz; dünyanın bir ucuna birlikte gider miyiz?

Birer birer, seve seve çıktığım aşk basamaklarını; onar onar, söve söve iniyorum şimdi!

Boğazıma takıldı sevdan… 3 kere sırtıma vur helâl de; alışık değilim harama, ondan olacak herhalde.

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa, sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki.

Çocuk olsam yeniden. Bir tek düştüğüm için acısa içim, ve kalbim; çok koştuğum zaman çarpsa sadece.

Çok yoruldum sevgili; daha fazla yorma beni. Ben fazlasıyla ödedim zaten, uğrunda kaybettiklerimin bedelini.

Elbette bir acı yaşadım. Kanatlarım kırıldı. Elbette en kötüsünü gördüm. Şurada yaralarını usul usul, yaygara etmeden sarmaya çalışan bir kadınım.

Eski Türk filmlerinde adamların konuşurken neden kadınlara sırtlarını döndüklerini işte o an anladım. Gözlerim dolu dolu olmuştu ve geriye dönecek olsam bir rezalet çıkaracağımı adım gibi biliyordum.

Gölgene bak, beni anlamak istiyorsan; o kadar yakın, ama sana asla dokunamayan.

Göz göze gelebilirseniz, ipi kopmuş bir uçurtma, hızla uzaklaşır bakışlarından.

Hayat benimse eğer kimse karışamaz ve biliyorum ki herkesle dost olunmaz. Aşka gelince bir kere sevdim işte, bir daha işim olmaz.

Hayatımda ilk kez birisi bana kendine çok dikkat et dedi sadece. Anlamış onun kalbini taşıdığımı herhalde.

İntihar etmenin en iyi tarafı buydu; başarısız olduktan sonraki her şey insana tatlı geliyordu.

Kadın susarak gider. Eğer bir kadın şikayet ediyorsa, erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının. Ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir. Bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asildir.

Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni önce bana, sonra bana sonra yine bana bak.

Keşke birini tam kaybetmeden, ona olan tüm sevgimizi haykırabilsek.

Ne çalacağınıza karar veremediğiniz durumlarda Beatles en iyi seçenektir.

Ne zaman bu şehirden kaçıp gitme isteği gelse, bir köşeye oturup geçmesini bekliyorum. Gidersem dönmem çünkü biliyorum…

Önemli olan hastalıkta sağlıkta değil, yalnızlıkta yanımda olman.

Özlemek, ölmekten sadece iki harf fazla be çocuk.

Sana gelince, ah sen yok musun sen! Bir daha rastlar mıyım sana? Günlerin ne getireceği bilinmez ki.

Sana yolculuk yapmak istiyorum, kes yüreğine giden bir bilet; can kenarı olsun!

Seni ne zaman uyurken hayal etsem, affediyorum…

Seni soruyorlar öldü mü diyeyim yoksa dönecek mi? İkisi de imkânsız değil mi? Çünkü biliyorum; asla geri dönmezsin ve biliyorsun; sen benim için asla ölmezsin!

Sesinde ne var biliyor musun? Ev dağınıklığı… İki de bir elini başına götürüp, rüzgârda dağılan yalnızlığını düzeltiyorsun.

Sevmek güzel meslek, ama zor. Can dayanıyor dayanmasına ama yürek gitti gidecek.

Tam unuttuğunu sanırsın, karşına çıkar tebessüm eder ve yine bağlar seni kendine. Yine inanırsın yalan olduğunu bilsen bile.

Uğraşmayı bırak artık dünle ve dünündekilerle. Bir de hep yanında olanlarla yarına bakmayı dene.

Uzaktan seviyorum seni. Kokunu alamadan, boynuna sarılamadan, yüzüne dokunamadan. Sadece seviyorum.

Yarın bizi beraber görenler kimdi o yanındaki diye sorarlarsa beni detaylı anlatma. Kısaca; ömrümün geri kalanı dersin.

Yoksuluz, gecelerimiz çok kısa. Dörtnala sevişmek lazım.

Yüzü güzele kırk günde doyarsın, huyu güzele kırk yılda doyamazsın.