Mehmet Akif Ersoy Sözleri

24 saatden birini hakka vermeyen insan denilir mi?

Adamın biri Akif’e yaklaşarak sorar: Affedersiniz,sizin için baytar diyorlar. Akif hiç istifini bozmadan cevap verir: Evet,yoksa bir yeriniz mi ağrıyordu?

Ağlarım, ağlatamam, hissederim, söyleyemem. Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım.

Aldanma insanların samimiyetine, menfaatleri gelir herşeyden önce.. Vaad etmeseydi Allah cenneti, O’na bile etmezlerdi secde.

Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın.

Artık ikiyüzlüleri sevmeye başladım. Çünkü yaşadıkça yirmiyüzlü insanlar görmeye başladım

Aslını gizleyemez insan, giydiği kaftanlarla. Bilmez ama kendini kandırır, söylediği yalanlarla!

Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak, alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.

Bacımın örtüsü batmakta rezilin gözüne acırım tükürüğe billahi tükürsem yüzüne.

Bekayı hak tanıyan, sa’yi bir vazife bilir, Çalış, çalış ki beka sa’y olursa hak edilir.

Bil ki, bir mezar taşıdır insandan yarına kalan. Ve unutma, onu da başkası yaptırır, gerisi yalan.

Bir dost meclisinde Mehmed Akif gayet hararetli bir şeyler anlatmaktadır. sonradan görme zenginin biri bu meclise gelir selam verir ancak herkes Akif’i dinlediğinden kimse duymaz selamı ve almazlar dolayısıyla. adam Akif’e sataşmak için. ooo Üstad ne sallıyon yine?” der. Akif istifini bozmadan: senin ne kadar iyi bir insan olduğunu sallıyorum.

Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz. Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz.

Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli, ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

Budur cihanda en beğendiğim meslek; sözün odun olsun hakikât olsun tek.

Edepsizliğin başladığı yerde edebiyat biter.

Eski dünya, yeni dünya, bütün akvam-ı beşer kaynıyor kum gibi, tufan gibi, mahşer mahşer yedi iklimi cihanın duruyor karşısında, Ostralya ile beraber bakıyorsun: Kanada! Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk; sade bir hadise var ortada: Vahşetler denk.

Girmeden tefrika bir millete düşman giremez./ Toplu vurdukça yürekler onu top sindiremez.

Hatırlar mısın? Doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi alem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem.

İki insan Çeşidi Vardır: Zaman Geçtikçe Hatalarıyla Yüzleşen, Zaman Geçtikçe Yüzsüzleşen…!

İnmemiştir Kur’an, bunu hakkıyla bilin,Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için.

İz bırakanlarla senin aranda basit bir fark var sadece . .Onlar ömür boyu gayret ediyorlar; Sen ömür boyu hayret ediyorsun.

Konuşmak bir mana ise susmak binbir mana. Herkes konuşmasına konuşur lakin sükut yürekli olana.

MEDENİYET dediğin açmaksa bedeninin heryerini…Desene HAYVANLAR senden daha medeni.

Mehmet Akif’e sormuşlar. Bu ülke ne zaman gelişir? diye” O’da cevap vermiş; “Cuma Namazına gelen cemaat, Sabah Namazına da geldiği zaman.

Ne İbrettir Kızarmak Bilmeyen Çehren, Bırak Kardeşim Tahsili ; Git Önce Edep, Haya Öğren.

Ne irfandır veren ahlaka yükseklik ne vicdandır. Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır.

Sahipsiz vatanın batması haktır, sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.

Şarka bakmaz, garbı bilmez, edepten yok payesi Bir kızarmaz yüz, bir yaşarmaz göz bütün sermayesi.

Şehamet dini, gayret dini, ancak Müslümanlıktır. Hakiki Müslümanlık en büyük kahramanlıktır.

Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor, bir hilâl uğruna yâ Rab, ne güneşler batıyor.

Ya Rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı? Mahşerde mi biçarelerin, yoksa felahı?

Yumuşak huylu isem kim demiş uysal koyunum; kesilir belki ama çekmeye gelmez boynum.

Zannetme ki ecdadın asırlarca uyudu, nereden bulacaktın o zaman eldeki yurdu!.

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.