Özdemir Asaf Sözleri

“Geleceğim bekle” diye konuştu. Ben beklemedim. O da gelmedi. Ölüm gibi bir şeydi. Fakat kimse can vermedi.

İsiminin üstüne hatıralar koyma sen kabir değilsin. Hatıralar isiminin hemen peşinden gelsin sen duvar değilsin…

Ağlamak unutmak kadar kolaydır inan. Sevin ağlayabiliyorsan. Sevin ağlıyorsan. Gül ağlayabiliyorum diye, gül ağlıyorum ağlıyorum diye sana bir şey yapamam ağlayamıyorsan!

Ağlamak unutmak kadar kolaydır inan. Sevin ağlayabiliyorsan. Sevin ağlıyorsan. Gül ağlayabiliyorum diye, gül ağlıyorum diye sana bir şey yapamam ağlayamıyorsan.

Artık benim mutluluk tecrübe et bir kavramım olmayacak. Daha mutsuz olmamak için.

resimli özdemir asaf sözleri

Aşk; görmekten çok özlemeyi sever, dokunmaktan çok düşlemeyi. Ve aşk öyle haindir ki; nerede olanaksız varsa gider onu sever.

Aşk; iki kişinin sokak dövüşüne benzer, zira ayıran hep bir yabancıdır.

Aynı günde dört mevsime tanık olmak gibi bir şey bu. Önce özlüyor sonra ağlıyor akşamları darılıyor geceleri çok seviyorum.

özdemir asaf sözleri

Bakarken kıyamamak mı yoksa baktıkça doyamamak mıdır aşk!

Bana dokunmayan yılan bin sene yaşasın. Bu yılan tabiattaki yılandır, toplumdaki değil. Yanlış anlaşılıyor.

Bana yaşadığın şehrin kapılarını aç. Başka şehirleri özleyelim orada seninle. Bu haneler, bu sokaklar, bu alanlar ikimize yetmez…

Bazen dayanmaktır pekguzelsozler.com sevmek hayat nereden vurursa vursun ayakta durabilmek. Bazen yaşamaktır sevmek soluksuz ciğer gibi sevgisiz kalbin duracağını bilmek. Bazen ağırdır sevmek sevdiğine yaraşabilmek. Ve bazen hayattır sevmek birini çok uzaktayken dahi yüreğinde.

Bekle diye konuştu gitti; ben beklemedim, o da gelmedi. Ölüm gibi bir şey oldu fakat kimse can vermedi.

Bekle diye konuştu, bekle diye konuştu gitti ben beklemedim, o da gelmedi. Ölüm gibi bir şey oldu fakat kimse can vermedi.

Bekle deseydin, gelmeyeceğini bilsem dahi beklerdim.

Bekle deseydin, gelmeyeceğini bilsem dahi beklerdim.

Ben gülüşüne can verdim, o can verişime güldü. Farklıydık işte.

Ben can verseydim, o belki ağlardı. Fakat o ağlasaydı; ben can verirdim.

Ben sevmekten hiç borçlu çıkmadım.

Ben sevmekten hiç borçlu çıkmadım.

Beni benden çıkardınız beni benden aldınız. Göz görmeye görmeye bir uzağa bıraktınız. Kendime dönmeye artık çok geç.

Beni bundan böyle beklese beklese hüzün bekler çağırsa çağırsa hüzün.

Beni öyle bir yalana inandır ki ömrümce sürsün doğruluğu.

Beni yokluğunla savaştırma, kaybederim!

Benim en sevdiğim söz, senden duyduğum bendir.

Benim sevdam ulu çam gibidir. Ne sonbaharda yaprak döker, nede kışta boyun büker.

Benimle ömür geçer mi ki dedim. Senle geçirmeye ömür yeter mi? Diye konuştu. İşte bu bana bir ömür yetti.

Bir anda her şeyden vazgeçip gitmek kolaydır nasılsa fakat hüner değil. Aşk gitmekten vazgeçip sevmektir aslında.

Bir gün benden yakıntı ettiğin ne varsa, özleyeceksin!

Bir insan treni kaçırırsa başka bir tren gelir onu alır. Bir millet treni kaçırırsa başka bir ulus gelir onu alır.

Bir kadının alnı dudaklarından daha değerlidir. Çünkü dudaklarından dökülecek olan ‘seni seviyorum’ sözü, evvelce alnına yazılmıştır…

Bir kelimeye bin mana yüklediğim vakit sana sesleneceğim.

Bir sevgiyi anlamak, bir hayat harcamaktır. Harcayacaksın!

Biri yükseğe çıkmaya görsün. Herkes de bir analık duygusu belirir. Çok çıkma, düşersin dercesine bakarlar. Bunu acınma sanarak inmiş çok kimseler vardır.

Boşuna yorulma gönül, yalnızca sevmek yetmiyor.

Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler.

Arkadaş gerçekleri. Düşman işine geleni. Deli ağzına geleni. Aşık içinden geçeni söylermiş.

Bir gün önce sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.

Bir gün önce yağmur yağacaktı, gün döndü, yarın yağdı, bugün dindi. Ağlayacaktı. Kim anlayacaktı.

Dünyanın nüfusu ikiye ayrılıyor. Yarısı sen oluyorsun, yarısı ben. Sonra ikimiz bir bütün oluyoruz, kimseye sezdirmeden.

Düşümde aşk ile karşılaştım. İnsanı arıyordu. Uyandım, insan ile karşılaştım. Aşkı arıyordu.

Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir. Özleyecekse özlenen, özlemek güzeldir. Ve sevecekse sevilen; o hayat her şeye bedeldir.

Gelmen bir iyiliktir diyecektim. Kapıyı hep başkaları açtı.

Gelmesen ehemmiyetli değil, gelsen ehemmiyetli olurdu! Gelmemen büyük yalnızlığımı doldurdu.

Gelmesen ehemmiyetli değil, Gelsen ehemmiyetli olurdu.

Gelmeyecek bir gideni, olmayacak bir nedeni beklediniz mi?

Gerçek değer; gelmesi boşluk dolduran değil gitmesi boşluk yaratan.

Her korkan kaçmaz, Ama her kaçan, korkaktır.

Herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle de sevdim oysa.

Herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle de sevdim oysa.

İki seçeneğin var; ya kal, ya gitme!

İki tür nokta var ; biri önüne ve ardına bakar , biri ardına bakmaz ardını noktalar.

Olanaksızları yaşamak mıdır sevmek, yoksa severken olanaksız mıdır yaşayabilmek?

İnsan parasını kaybedince fukara, özgürlüğünü kaybedince tutsak, aşkını kaybedince şair olurmuş.

İnsanı bedenen operasyon etmek için bayıltmak gerekir, ruhen operasyon etmek için ise ayıltmak.

İnsanı bedenen operasyon etmek için bayıltmak gerekir, ruhen operasyon etmek içinse ayıltmak.

İnsanın büyüdükçe mi artıyor dertleri , yoksa insan büyüdükçe mi anlıyor gerçekleri?

İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar. Bir gün önce sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.

İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler, gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar.

İnsanlar gelmeleriyle boşluk dolduranları severler, gitmeleriyle boşluk yaratanlara aşık olurlar. Bir gün önce sabaha karşı kendimle konuştum. Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı. Onu vurmaya gittim ve kendimle vuruştum.

İnsanlar, insanların içerisinde, insana hasret yaşarlar.

İnsansız adalet olmaz. Adaletsiz insan olur mu? Olur, olmaz olur mu? Fakat olmaz olsun.

İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde. Ben yürümeye başlayınca denizlerin üstünde karalarda koşanlar durup bana baktılar. Ben de gittim sığınacağım adaları birer birer batırdım.

İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde. Ben yürümeye başlayınca denizlerin üstünde karalarda koşanlar durup bana baktılar.

Kaçmak istedikçe sana yakalanıyorum. Söndürmek istedikçe sana yanıyorum. Yenildim işte! Yeniden de seviyorum.

Kadınları sevmek bir kadına haksızlık etmek demektir. Bir kadını sevmek kadınlara haksızlık etmek demektir.

Kaybedeceğini bile bile neden mücadele ediyorsun dedi. Can vereceğini bile bile yaşadığını unutmuştu o ama bozmadım.

Kendi bahçesinde dal olamayanın biri, girmiş bahçeme ağaçlık taslıyor.

Kendine gel! Seni orada bekliyorum.

Kendini bir şeye bölmesini bil bilmezsen bir şeyi bilmesini bil onu da bilmezsen anlatıyorum olan oluvermez can vermesini bil.

Kendini bir şeye bölmesini bil. Bilmezsen, bir şeyi bilmesini bil. Onu da bilmezsen, anlatıyorum olan oluvermez, can vermesini bil.

Kirli ellerimiz daha temiz, temiz elli kirli gönüllerden. Ne dersiniz?

Konuşmak susmanın kokusudur. Ya sus git ya konuş gel ortalarda kalma. Yalan korkaklığın tortusudur. Dürüst kaba ol, eğreti saygılı olma.

Küçükken hayvanlarla konuşabilsem ne enteresan olurdu diye düşünürdüm. Oysaki yıllardır iletişim kurabildiğim bir sürü hayvan varmış.

Makyajı akıyor farkının; herkesleşiyorsun…

Makyajı akıyor… Farkında mısın herkes gibi oluyorsun.

Mutlu edemeyeceksen meşgul de etmeyeceksin.

Mutlu edemeyeceksen meşgul de etmeyeceksin.

Mutluluğun gözü kördür yalnızlık sağır. Ondandır biri tökezleyerek yürür öbürü uykusunda dahi bağırır.

Ne an yaklaştımsa ittiniz ve ne zaman geldimse gittiniz. Siz hep büyük ve önce idiniz harbiden öyle oldu önce siz bittiniz.

Ne cenneti merak ediyorum ne de cehennemi. Çünkü ben annemi gülerken de gördüm ağlarken de…

Ne para istiyorum ne de pul. Tek bir istediğim var, o da yalansız bir kul.

Ne zaman olanaksızı seversen, İşte o zaman gerçek seversin.

Ne zaman nereye gitmedimse hiç kimseyi de incitmesem de konular birikti spontane ben ne kadar biriktirmesem de.

Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir.

Onun güzelliğini herkes görüyorsa o bence az güzeldir. Herkes biliyorsa o bence hiç güzel değildir. Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir. Yalnız ben biliyorsam bu aşktır. Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.

Onun güzelliğini yalnız ben görüyorsam bu sevgidir. Yalnız ben biliyorsam bu aşktır. Hiç kimse görmüyorsa bu yalnızlıktır.

Oysa ne çok ağladım ben tek damla yaş dökmeden.

Can verebilirim bu genç yaşımda en güzel şiirlerimi söylemeden götürebilirim. Şimdi kavak yelleri esiyorken başımda sevgilim seni bir akşamüzeri düşündürebilirim.

Can verinceye kadar seni bekleyecekmiş, sersem. Beni seni beklerken can vermem ki. Beklersem.

Önce büyük büyük düşündüm sonra büyük büyük yaşadım ne varsa onlar aldı şimdi bana küçük bir ölüm kaldı.

Gizlediğin kendini ayırdın iki yarıma; iki defa yaralandın bir yarım yara için.

Sana bir şiirler olmuş sevgilim. Yüzün gözün söz içinde. Hangi yazım kitabına baksam ben den ayrı yazılıyorsun.

Sen bana bakma ben senin baktığın yerde olurum.

Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin, kocaman denizlerde ender bir balık gibisin. Bir ısıtır, bir üşütür, bir ağlatır, bir güldürür sen hem bir hastalık hem de sıhhat gibisin.

Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor.

Seni bulmaktan önce aramak isterim. Seni sevmekten önce anlamak isterim. Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de, sana hep yine başlamak isterim.

Seni büyük buldum anladım seni güzel buldum savundum seni küçük buldum uyardım seni yakın buldum uyudum biri yanlış idi unuttum.

Sırtımızı yaslayıp uyuduğumuz taşları mı atacaklar kafamıza; taş kalpleri taç yaptık diye başımıza.

Sil ağzının kenarını, yeniden gülüşünden cennet akıyor.

Son isteğin nedir? Suali çok çok kolaydır ilk isteğin nedir? Sualinden. Çünkü o suali kimse kimseye soramadı korkusundan.

Sus be yüreğim, bende biliyorum özlediğimi; susta bilmesin özlendiğini.

Şu hayvan o kadar vahşî ki. Onun üstesinden ancak insan gelebilir..

Tek kişilik miydi ki bu şehir? Sen gidince bomboş kaldı.

İhtirasların evinde savaş kırıkları var kül olmuş bir bütünün çip yanıkları var. Daha önceki özlemlilerin yeni bahçelerinde hatıra kuyularının sessiz çığlıkları var.

Unutsun beni demişsin bu bana olanaksız geliyor. Çünkü unutmam için önce seni anımsamam gerekiyor.

Uykunun içinde bir düş, rüyamda bir gece, gecede ben. Bir yere gidiyorum, delicesine. Aklımda sen.

Yalnızlık paylaşılmaz paylaşılsaydı yalnızlık olmazdı.

Yanına kadar koştuktan sonra bir adım daha atamayacaksan şayet, oraya kadar sakın koşma. Sana değil bekleyene yazık olur.

Yaşamak değil, beni bu telaş öldürecek.

Yaşamak ilkin sevgi ile sevmek ile başlar doğumla doğmakla değil. Hayat da sevgisizlikle biter ölümle can vermekle değil…

Yazarın dilini sevmesi yeter. Şairin dilini sevmesi yetmez, ona saygılı olmalıdır ve de tutkun.