William Shakespeare Sözleri

Acaba bu yarayı hep ağır ağır iyileştiren de nedir?

Ah! Bu kadar okudum, bu kadar öykü ya da destan duydum, aşkın yolu asla düz gitmiyor.

Aklın bağlamadığı dostluğu, akılsızlık kolayca çözebilir.

Allah size bir yüz vermiş; bir tane de siz eklemeyin.

Arzular ve hınçlar aklın sesini duymazlar.

william shakespeare sözleri

Aşk bir deliliktir.

Ayrılmanın gökteki yıldızlar kadar çeşidi vardır.

Bazı acılar ilaç yerine geçer.

Bazı yıkılışlar, daha parlak kalkınışların teşvikcisidir.

Bazıları büyük doğar, bazıları büyüklüğü kazanır, bazılarına da büyüklük yakıştırılır.

Beğendiğiniz bedenlere, hayalinizdeki ruhları koyup, aşk sanıyorsunuz.

Beklemek cehennemdir, ama beklerim seni, İyi kötü demeden, suçlamadan keyfini…

Benim sevgim böyledir. Varlığım senin hepten: Her suçu üstlenirim, Yeter ki haklı çık sen…

Bir çok defa elimizdeki nimetin kadrini bilmeyiz ama kaybedince sahip olduğumuz zaman takdir edemediğimiz değerini hemen anlarız.

Bir iftira başka iftiraları doğurur.

Bir insana yaraşan her şeyi yapmayı göze alırım; ama daha fazlasını göze almak insanlık değildir.

Bu ayrılmamız hem kalış, hem gidiştir ikimiz için Sen ne kadar kalsan da geliyorsun benimle Ben ne kadar gitsem de kalıyorum seninle.

Buz kadar lekesiz, kar kadar temiz olsan bile iftiradan kurtulamazsın.

Cehalet Tanrı’nın laneti olduğuna göre, bilgi göklere uçabileceğimiz kanatlardır.

Cehennem bos.Tüm seytanlar buradadir…

Daha iyi, iyinin düşmanıdır.

Değerli adam için şeref, hayattan çok daha ağır basar.

Değişiklikle karşılaşınca değişen aşk, aşk değildir. Aşk gözle değil ruhla görülür.

Delilik ve cahillik, insanlığın ortak laneti.

Dilenciler ölürken kuyruklu yıldız görünmez; büyüklerin ölümü tutuşturur gökleri bile.

Dostum siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın, sadece şemsiye yapın. (Bir şemsiye tamircisi, yazmış olduğu şiirleri incelemesi için Shakespeare’e gönderdiğinde yazarın verdiği cevap.)

Durma üz kendini üzebildigin kadar, hatalarını düzeltecekse. Düşünme hiç şu anını, düşüncesizlik garantiliyorsa yarını. Ve kork ölümden ölesiye, korkun seni ölümsüzleştirecekse…

Dünü yada bugünü değil anı yaşamalısınız. Çünkü; Şimdi olacaksa bir şey; yarına kalmaz. yarına kalacaksa eğer; bugün olmaz.

Düşüncelerin neyse hayatın da odur. Hayatın gidişini değiştirmek istiyorsan düşüncelerini değiştir.

Eğer hayat terazimizin zevk kefesiyle denkleşecek bir akıl ve muhakeme kefesi olmasaydı kanımızdaki azgınlık, tabiatımızdaki kötülük bize en olmayacak işler yaptırırdı.

En iyiyi bulmak için uğraşırken iyiyi kaybediyoruz.

En tatlı balın bile fazlasının tadı bıkkınlık verir.

En zoru da; İnsanın kendi kendini teselli etmek zorunda kalmasıdır .

Erkekler mi daha akıllıdır kadınlar mı ? Elbette ki kadınlar. Çünkü bacağı güzel diye, hiçbir kadın askıntı olmaz bir erkeğe.

Erkeklere sevgilerini sık söyleyen kadınlar en az seven kadınlardır.

Felaket, dost sayısını sıfıra indirir.

Geçmiş bir dost için yakınmak yeni dertler edinmektir.

Geçmiş bir felakete üzülmek, bir yenisini davet etmenin en emin yoludur.

Gerçek, kulübesinde hapsedilen sadık bir köpektir.

Göründükleri gibi olmalıdır insanlar. Eğer değillerse; hiç görünmesinler daha iyi.

Gözyaşı ile yıkanan yüzden daha temiz bir yüz olamaz.

Gürültü için akordu bozmak yeter.

Güven ruh gibidir, Terkettiği bedene asla geri dönmez .

Haksız bir dava için dövüşmek gerçek bir cesaret sayılmaz.

Hayat, gelip geçen bir gölgedir.

Her dost dosdoğru dost olmuyor.

Herkese kulağını, ama çok azına sesini ver.

Hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz.

Hiçbir miras, doğruluk kadar zengin değildir.

Hiçbir şeye sahip değilseniz, hiçbir şey kaybedemezsiniz.

Hiçbir şeye sahip değilseniz, hiçbir şey kaybedemezsiniz.

İhanete uğramanın acısını yalnız hainler bilir.

İhtiyacı olmayanın dostu vardır.

İnsan sevmeye başladı mı, yaşamaya da başlar.

İnsanı yoran yaşadığı hayat değil, Taşıdığı maskelerdir.

İnsanın iyisi talihin kötüsünde belli olur.

İnsanların aşktan öldükleri yalandır.

İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor. Düşünmekten korkuy…or, sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. Yaslanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için.

İnsanların yaptıkları fenalıklar arkalarından yaşar, iyilikler çok zaman kemikleriyle beraber gömülür.

İyi veya kötü insan diye bir şey yoktur. İnsanlar iyi veya kötü olmayı düşünceleriyle belirlerler. Neyi düşünüyorsak oyuzdur. Kişinin düşüncesi düşünün rengine boyanmıştır.

İyimser kişi, yaranın üstünde artık kabuk görür; kötümser kişi ise kabuğun altında yine yara görür.

Kaçinilmaz felaketler karşısında sızlanmak, gülmek kadar aptalcadır.

Kadın bekarken sadece evlenmeyi, evlendikten sonra ise her şeyi ister.

Kadın çok defa hoşlandığı şeye dudak büker.

Kadınlar güller gibidir, bir defa açıldılar mı; yaprakları hemen dökülmeye başlar.

Kendi başına iyi veya kötü birşey yoktur, bunu düşüncelerimiz yapar.

Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz ? “Çünkü kimseden bir şey ummam. Beklentiler daima yaralar.

Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz? Çünkü kimseden bir şey ummam. Beklentiler daima yaralar. Hayat kısadır. Öyleyse hayatınızı sevin. Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin. Sadece kendiniz için yaşayın ve; — Konuşmadan önce dinleyin, — Yazmadan önce düşünün, -Harcamadan önce kazanın, Dua etmeden önce bağışlayın, — İncitmeden önce hissedin, — Nefret etmeden önce sevin, — Vazgeçmeden önce çabalayın, — Ölmeden önce yaşayın. Hayat budur. Onu hissedin, onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.

Kendini boşuna harcamış olur insan, dilediğine ulaşıp da sevinç duymazsa. Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi, yıkmakla kazandığın yapmacık bir mutluluksa.

Kim olduğumuzu biliyoruz ama ne olabileceğimizi bilmiyoruz.

kim tutabilir ki ateşi elinde karla kaplı kafkasları düşünerek; ya da açlığını bastırabilir gözlerinin önünde bir şölen canlandırarak; ya da çırılçıplak yuvarlanabilir aralık karında yaz sıcağını düşleyerek…

Kimi günahlarıyla yükselir, kimi meziyetleri ile kaybeder.

Kimileri seviyorum der çünkü ezberlemiştir, kimileri diyemez çünkü gerçekten sevmiştir.

Konuşmadan önce düşün ki konuştuktan sonra düşünmeyesin.

Konuşmadan önce düşün, hareket etmeden önce ölç.

Korkaklar bin kez ölür daha ölmeden, gözü pekler ise bir kez tadarlar ölümü.

Nasıl bir at, üzerindeki zengin koşumların farkına varmazsa insan da içinde yaşadığı nimetlerin öyle farkına varmaz.

Ne kadar acıdır başkasının gözüyle bakmak mutluluğa

Ne kadar da fakirdir sabrı olmayanlar.

Ne zaman sana açılacak olsam, seni yalnız bulamıyorum. Şans bu ya; Seni yalnız bulduğumda, kendimi bulamıyorum.

Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu. Gözü dönmüş talihin sapanına, oklarına için için kapanmak mı daha soylu yoksa bir dertler denizine karşı silaha sarılıp son vermek mi onlara?

Öyle körkütük sadık bir köledir ki sevda, Seni kötü göremez bin kötülük yapsan da.

Özgürlük dışarıdaysa sürgün sizin yanınızdır.

Peşine düşülen kadın,, bir melek görünür erkeğin gözüne; elde edilmeye görsün, şeytan kesilir.

Samimi ol, fakat sakın laubali olma!

Sapkın eski niyetler bile kutsal kitaptan çalınırken, ben en çok şeytanı oynarken aziz gibi görünürüm.

Sen mi güzelsin yoksa beklemek mi ? Şansın bile yok, tabi ki beklemek. Ama yalnızca seni.

Seni öyle seviyorum ki Eğer o gün beni düşünmek seni üzecekse O tatlı düşüncende unutulup gideyim daha iyi.

Seni tanıyamıyorum artık derken ne kadar da haklıydın. Çünkü, Bende seni sevdikten sonra kendime hiç rastlamadım.

Sevecek olan, ilk bakışta sever.

Seveceksen ölçülü sev ki sevgin uzun sürsün; çok hızlı giden de çok yavaş giden gibi geç varır hedefe.

Sevgilim doğruyu söylediğine yemin ederse, ona inanırım. Yalan söylediğini bildiğim halde.

Soyulduğu halde gülen adam hırsızdan bir şey çalmış demektir, boş yere üzülen ise kendi kendini soyar.

Sözlerin uçuyor havaya ama düşüncen yerde. Öz olmayınca söz yükselmiyor göklere.

Suçlu kafa, her zaman kuşkunun uğrak yeridir.

Şeytan bir günah işleteceği zaman, işe, bu günahı kutsallık zırhına sarmakla başlar.

Şimdi olacaksa bir şey yarına kalmaz, Yarına kalacaksa bugün olmaz. Bütün mesele hazır olmakta. Madem hiçbir insan bırakıp gideceği şeyin gerçekten sahibi olmamış; Erken bırakmışsın ne çıkar, ne olacaksa olsun.

Şimdi, acı gibi görünen tüm acılar, o zaman, Seni kaybetmenin yanında çıkacak acı olmaktan.

Tazılar kondisyonlari için koşar ama efendileri için avlarlar.

Tecrübe ile edindiğin dostları ruhuna çelik halkalarla bağla..!

Unut gitsin adımı, arkamdan da ağlama, göz yaşınla da eğlenir, onu da alıp-satar bu dünya.

Uykumda bir kraldım, ama bir hiçim uyandığımda.

Uzun ömürlü bir ilişkinin sırrı; Sadece aranan kişiyi bulmak değil, ‘Aynı zamanda aranan kişi olmaktır .

Vaz geçtim bu dünyadan tek ölüm paklar beni Değmez bu yangın yeri avuc açmaya değmez Değilmi ki çiğnenmiş inancın en seçkini Değilmi ki yoksullar mutluluktan habersiz …Değilmi ki ayaklar altında insan onuru O kızoğlan kız erdem dağlara kaldırılmış Ezilmiş hor görülmüş el emegi göz nuru Ödlekler geçmiş başa derken mertlik bozulmuş Değilmi ki korkudan dili bağlı sanatın Değilmi ki çılgınlık sahip çıkmış düzene Doğruya doğru derken eğriye çıkmış adın Değilmi ki kötülükler kadı olmuş yemene Vaz geçtim bu dünyadan ,dünyamdan geçtim ama Seni yalnız koymak varya o koyuyor adama….

Vazgeçtim dünyamdan. Dünyamdan geçtim ama Seni yalnız komak var. O koyuyor adama.

Vücutlarımız bahçemizdir… Niyetlerimiz de bahçıvanımızdır.

Yağmuru sevdiğini söylüyorsun ama yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun, güneşi sevdiğini söylüyorsun ama güneş açınca gölgeye kaçıyorsun, rüzgarı sevdiğini söylüyorsun rüzgar çıkınca pencereni örtüyorsun. İşte bundan korkuyorum çünkü beni de sevdiğini söylüyorsun.

Yarayla alay eder, yaralanmamış olan…

Yaşam gezinen bir gölgeden ibaret zavallı bir komedyen, bağıra çağıra saatini doldurur sahnede ve bir daha duyulmaz olur sesi; bir ahmağın anlattığı masaldır bu, avazı çıktığınca, hiddetli ve hiçbir anlamı olmayan.

Yeni bir ateş söndürür başkasının yaktığını, yeni bir acıyla hafifler eski bir ağrı.

Yiğitliğin iyi tarafı, tedbirdir.

Yiğitlik intikam kazanmakta değil, tahammül göstermektedir.